Reklam
Ulti Clocks content

Hürriyet İK / 20 Mart 2011

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta


MSD çalışanları medyayla

iletişim eğitimi alıyor



İlaç şirketi Merck Sharp & Dohme (MSO) çalışanlarına medya eğitimi aldırdı. 2 tam gün süren eğitimde 60-70 kadar MSO çalışanı, gazetecilerin bir gününün nasıl geçtiğini, nelerin haber olup nelerin olamayacağını, kriz durumunda medyayla nasıl iletişim kurmaları gerektiğini öğrendi.



Türkiye'de 1992 yılından beri hizmet veren ilaç şirketi Merck Sharp & Dohme (MSD), çalışanlarına medya eğitimi verdi.
 
2 tam gün süren eğitimin ilk gününde gazeteciler nasıl çalışır, neyin haber değeri vardır gibi konular anlatılırken ikinci gün uygulamalı çalışmalar yapıldı. ilaç sektörünün basınla ilişkilerinin özel olduğunu belirten MSD Dış İlişkiler Direktörü Dr. Murat Aşık, ilaç şirketlerinin reklam yapamadıklarını, haberlerde
ilaç ismi kullanamadıklarını hatırlatıyor.

Diğer şirketlerin ürünlerinin isimlerini kolayca verebildiğini belirten Aşık, ilaç sektöründeki şirketlerin medyayı tedavi alanında bilgilendirmeyle kısıtlı kullanabildiklerini söylüyor:

"Çalışanlanınızın medyanın sağlıkla ilişkisini iyi anlaması gerekiyor. Bu ihtiyaçtan ötürü medya eğitimi almaya karar verdik. Sağlıkta sağlıklı iletişimin yolu medyayı iyi anlamaktan geçiyor. Gündelik hayatımızda bilimsel jargonlar kullanıyoruz. O jargonu medya diline çevirmek önemli. Bütün çalışanlarımızın bu eğitimi almasını istiyoruz. Haber dilini, bir haberin nasıl yazıldığını anlamaları, gazeteci mantığını çözmeleri ve yenilikçi ilaç sektörü-medya ilişkisini bilmeleri için bu eğitim önemli."


 
Eğitimi yaklaşık 60-70 çalışan almış. Yönetim ekibi daha pratiğe dayalı bir eğitimden geçmiş.

İki tam gün süren eğitimin ilk gününde medyayı tanımak, anlamak, dinamikler, haber nasıl yapılır, sağlıkta sağlıklı iletişim nasıl kurulur, kriz yönetimi, medyayla iletişim gibi konular ele alınmış. İkinci gün ise uygulamaya geçilmiş.

Yazılı basında, radyo ve televizyonda nasıl haber yapıldığını görmüşler. MSD çalışanlarına bir konu verilmiş, mesela fabrikanızda yangın çıktı. Çalışanlardan bu konuya hazırlanıp bir televizyon programına görüş vermesi istenmiş. Röportaj kaydedilmiş ve ardından kişiye geribildirim verilmiş.
 
Kameraya nasıl bakmalı, ne kadar konuşmalı, neler arılatılmalı? Hepsi öğretilmiş.


ALİ KIRCA VE CÜNEYT ÖZDEMİR
DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI


Eğitim medya konusunda çalışmalar yapan Medyafobi'nin eğitimcileri Azime Acar ve Ender Bölükbaşı tarafından verilmiş.

Bunlar dışında Ali Kırca ve Cüneyt Özdemir gibi programa konuk olarak katılan gazeteciler de olmuş, kendi deneyimlerini paylaşmış, TRT zamanından günümüze gazeteciliği arılatımışlar.

Eğitim içeriğinde medya nedir, nasıl çalışıyor, gazeteciler nasıl çalışıyor, haberi nasıl yapıyorlar, nasıl hazırlanıyor, gazetecinin ilgisini çeken şeyler nedir gibi konu başlıkları yer alrnış.

Çalışanların bu eğitim sayesinde medyayı tanıdığını belirten Aşık, eğitimdeki en önemli konunun kriz yönetimi olduğunu söylüyor:

"Bir krizde neler olup bittiğini öğrendik. Eğitimi bütün çalışanlara vermemizdeki amaç da sürekli olarak sahada olan çalışanlarımız olması. Bu kişiler de krizle yüz yüze geliyorlar. Kim yönetmeli, kimler görev almalı, medya nasıl düşünüyor, biz nasıl düşünüyoruz konularına girdik."


NE HABER OLUR, NE OLMAZ
 
Katımcılann eğitim sırasında yeni öğrendikleri ve şaşırdıkları çok şey olduğunu belirten Aşık, şirkette yeni bir ürün çıktığında çalışanların bu ürün haberinin manşet olacağını düşündüklerini söylüyor:

"Ürün pazarlama bölümüne haberin nasıl manşet olacağını, gazetecinin habere nasıl baktığını anlattık. Bir gazeteye bin küsur haber geldiği ve senin haberinin neden değerli olmadığı, gündemin ne kadar sık değiştiği en çok şaşırdıkları şey oldu. Bir gün manşet için yapılan bir haber gündem değiştiği için gazeteye bile giremiyor."

Eğitimle birlikte çalışanların medyaya, gazetecilere duyduklan saygının arttığını ifade eden Aşık, medya dilini daha iyi anıladıkları için çalışanların da faydalı haber önerileriyle geldiklerini söylüyor.
 
Aynı zamanda kurumsal iletişim departmanının yaptığı işi, medyayla olan ilişkilerini de net olarak görebilmişler.
 

Zeynep MENGİ
Hürriyet Gazetesi / İK
20 Mart 2011