Reklam
Ulti Clocks content

HELEN THOMAS anısına…

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

  • “Vicdan rahatsızlığı yaratma ustası” Helen Thomas öldü
  • ABD'de 10 Başkan eskiten gazetecinin vedası ve dahası
  • Barack Obama’dan “politik empati” dersi



RAPORU HAZIRLAYANLAR:
Azime Acar & Ender Bölükbaşı



Medya kazası yaptırma ustası Helen Thomas, 93 yaşına girmeye günler kala aramızdan ayrıldı.

Türk medyası için belki çok fazla şey ifade etmeyebilir ama gazetecilik sorgulamasıyla Başkanlara ve Amerikan halkına çok şey öğreten bir isimdi.

10 Başkan eskiten Helen Thomas ile ilgili en çarpıcı sözleri Başkan Henry Ford söylemişti;

“Tanrı’nın dünyayı altı günde yaratıp, yedinci günde dinlenmeye ayırdığı söylenir ama bence bunu neden yaptığını Helen Thomas’a anlatmak zorundaydı.”

Anılarını “Beyaz Saray’da Ön Sıralarda” kitabında toplayan Thomas’ın anektodları ise gazetecilik öğretileriyle dolu.



Mesela, Sağlık Reformu’nun çıkarıldığı dönemde “reformun kamu kesimini kapsayıp, kapsamadığına” ilişkin soruyu her basın toplantısında Beyaz Saray Sözcüsü’ne defalarca soruyor. Sözcü, sonunda sorudan o kadar bunalıyor ki, “Neden tatmin edici bir cevap alamayacağınız bir soruyu tekrar tekrar soruyorsunuz Sayın Thomas?” diyor. Thomas’ın cevabı çok çarpıcı; “Çünkü, vicdanının seni rahatsız etmesini istiyorum.”

Ve salon gülmekten kırılıyor, Beyaz Saray Sözcüsü kıpkırmızı kesiliyor.

Bir konuşmasında da Amerika’nın “erkek” medya ikonlarını yerle bir ederken, “Benim kadın olup olmadığımı önemsiyorsunuz, ben sadece gazeteciyim” diyor.

Thomas, 1962 yılında Kennedy ile başlayan ve 2013'te Obama ile sona eren 10 başkanlık Beyaz Saray gazeteciliği tecrübesine sahip bir gazeteciydi.

Başkan Obama, ölümü üzerine yaptığı yazılı açıklamada bu durumu şu sözlerle vurguluyor:

“Helen Thomas, Amerikan demokrasisinin iyi işlediğinin gerçek bir kanıtıydı. Çünkü ben dahil bütün başkanları diken üstünde tutmayı beceriyordu.”

Soruları, sadece Başkanları diken üzerine tutmakla kalmamış, onların halk desteği üzerinde de büyük etki yaratmıştı.

Nitekim, hazırlanmadan medyanın karşısına çıktığında oğul George Bush, çok basit bir soru karşısında inanılmaz derece afallamıştı.

Soru şuydu; “Sayın Başkan, neden Irak’a girdik ve neden hala Irak’tayız? Bu kirli savaş ne zaman bitecek?”

Bush, bu basit ama derin soru karşısında öylesine afallamıştı ki Irak ile Afganistan’ın yerini karıştırıp, sadece coğrafyadan değil, siyasetten de çakmıştı.

67 yıl sürdürdüğü gazeteciliğe ise genç bir gazeteciyle yaptığı sohbet yotube’a düşünce veda etmek zorunda kalmıştı.

Merak edenler Haziran 2010’daki kaza raporunda
bu konunun ayrıntılarına ulaşabilirler  >>




SONUÇ

Helen Thomas, medya karşısına çıkmadan önce yapılacak “hazırlık” çalışmasının ne kadar gerekli olduğunun canlı kanıtıydı.

Nitekim, Başkan Barak Obama, 17 yaşındaki siyahi genç Trayvon Martin’i öldürmekten sanık George Zimmerman’ın berat etmesi üzerine açıklama yapmak için bir hafta bekledi.

Karara tepki duyan Afro Amerikan siyahlar bir çok kentte gösteriler düzenleyip, kararı protesto ettiler.

Obama, “gazetecilerden hiç soru almadan” yaptığı ve üzerinde epeyce çalıştığı belli olan açıklamasında, "Biliyorsunuz Trayvon Martin ilk vurulduğunda, 'o benim oğlum da olabilirdi' demiştim. Bu, 35 yıl önce olsaydı Trayvon Martin ben olabilirdim demenin başka bir şekli" dedi.
 
Sadece üzüntüsünü dile getirmekle yetinmeyen Obama, “Bu beyaz bir gencin başına gelseydi, sonuçları ve sonrasında yaşananlar bambaşka olabilirdi” derken şunları da ekledi;

"Bu ülkede, bir mağazada alışveriş yaparken takip edilme deneyimini yaşamayan çok az siyahi vardır. Buna ben de dahilim.

Yoldan karşıya geçerken, arabaların kapılarının kilitlenmesi sesini duyma deneyimini yaşamayan çok az siyahi vardır. En azından senatör olmadan önce bu benim de başıma geldi.

Bir asansöre bindikten sonra içerideki bir kadının çantasını endişeyle sıkıca kavradığı ve asansörden çıkana kadar da nefesini tuttuğuna şahit olmayan çok az siyahi vardır.”


Obama’nın iyi hazırlandığı belli olan bu “politik empati”si, gösteri yapan siyahi taraflar üzerinde yatıştırıcı bir etki yapmış gibi görünüyor.

“Politik empati” tanımını twitter üzerinden tedavüle sokanın ise psikiyatri profesörü Nevzat Tarhan olduğunun notunu düşelim.